Osman Sert'ten çarpıcı analiz: Üçüncü bir ittifak ortaya çıkabilir

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert "Türkiye'de şu anda ikili bir oluşum var. Yeni partilerin ardından üçüncü bir ittifak ortaya çıkabilir" diye konuştu.

Türkiye 30.09.2019, 00:50 30.09.2019, 01:03

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert Medyascope’ta ‘Açık Oturum’ programında önemli açıklamalarda bulundu. Programa Kemal Can, Seren Selvin Korkmaz ile birlikte katılan Osman Sert, yeni siyasal oluşumlar hakkında önemli analizler yaptı.

Yeni oluşumlara, yeni partiye ihtiyaç var mı sorusu yanıt veren Osman Sert, "Yeni siyasi partilere, yeni bir söyleme ihtiyaç var. Toplumda siyaseten bir tıkanmışlık var. Bunu kamuoyu araştırmalarında, sokakta, kamuoyu araştırmalarında da görüyorsunuz." şeklinde konuştu.

İşte Osman Sert'in yeni partiler, yeni oluşumlarla ilgili değerlendirmeleri:

Burada 18 yıllık AK Parti iktidarının getirdiği yorgunluk da var. AK Parti’nin artık sorunlara çözüm üretemeyişini, siyaset üretmek yerine taktiksel adımlarla iktidarda kalmaya çalışmasını görüyoruz. Bunların getirdiği bir yorgunluk var.

15 Temmuz Türkiye’de siyasetin alanını daraltan çok ağır bir travmaydı. Ciddi bir daralma yaşandı siyasette. Çünkü normalin dışında çıktı Türkiye. Fakat buna rağmen insanlar siyasetten umutlarını kesmedi. Yerel seçimlerde yeniden bir çözüm olacaksa bunun siyaset yoluyla olması gerektiğini sandıkta ortaya koydular.

Ekrem İmamoğlu’nun varlığı ve CHP’nin yürüttüğü süreç de siyaseten o alanı genişletme çabasıydı.

Sağ cenahta da öncelkile Ahmet Davutoğlu’nun çıkışı ve arkasından gelen süreç var. Abdullah Gül’ün önderlik ettiği Ali Babacan’ın göründüğü hareketle de o cenahta da siyaseten bir çözüm arayışı var. Bunlar son tahlilde bir vesayet odağından değil sandıktan, seçimden bir çözüm bekleme umudunun göstergeleri. Ben bunları Türk demokrasisi açısından müspet, olumlu gelişmeler olarak değerlendiriyorum.

Öncelik hukuk olmalı. Hukuki sistem, ifade özgürlüğü, insan hakları, mülkiyet hakkı garantiye alınmadığı sürece ekonomiyi düzeltmek de sistemi düzeltmek de mümkün değil. Eğer ilkeleri doğru koymazsanız iki sistem de Türkiye’yi doğru yere götüremez. Hastalıklı bir parlamenter sistemin de bizi demokratik anlamda ne kadar sıkıntılara soktuğunu daha önce gördük. Mevcut başkanlık sisteminin demokratik anlamda çok büyük defoları olduğu bir vakıa olarak duruyor.

Ahmet Davutoğlu hareketinin daha net olduğunu görüyoruz. 22 Nisan’da manifestoyu ortaya koydular, neyi yanlış gördüklerini söylediler. KHK’lılara varıncaya kadar pek beklenmeyen çıkışlar vardı. Daha sonra istifa sürecinde de gördük. Yanındaki isimler de belli. 

Abdullah Gül’ün önderliğinde devam eden Babacan hareketinde bu netleşme biraz daha vakit alacak. Fakat bu vakit alma insanların zihinlerindeki soru işaretlerini de büyütüyor.

Türkiye’de toplumun siyasetten umudununu kesmemesi için siyasetçilerin de cesaretini çok net şekilde ortaya koyması lazım.

Osman Sert: AK Parti son 5 yılından farklı olmalı

AK Parti’yi ve 18 yılı bir bütün olarak görüp toptan iyi ya da kötü demek yanlış. AK Parti’nin son 5 yılından farklı olmaları gerektiği kesin zaten. İlk başta ortaya konan tüzük, ilkeler… AK Parti Türkiye’de alanını taktiksel ve merkez sağ adımlarıyla değil siyasetle genişletmişti. Bunların bir tanesi hizmet siyasetiydi. Bunların bir tanesi çözüm süreciydi. Ekonomik kalkınmaydı. Bunlar bittikten sonra, bunları yapamaz hale geldikten sonra özellikle son 4-5 sene içinde 15 Temmuz’un da itelemesiyle daha tek adam etrafında örgütlenen bir yapıya döndü.

Türkiye 2002’nin Türkiye’si değil. O zamanların söylemleriyle, öncelikleriyle, hedefleriyle yola çıkmak doğru değil. Bir şey de getirmeyecek. Davutoğlu ve Babacan için geçerli olan şey 2019’un Türkiye’sinde 2019’un parametreleriyle, 2019’un söylemleriyle ve öncelikleriyle ve özellikle de son 18 yıldan çıkarılan derslerle… Çünkü ortada giden yanlışlar var. Yeni bir söylem üretmek gerekiyor. Kesinlikle eskisine göre çok daha çoğulcu, çok daha herkesin acısına ve hassasiyetlerine duyarlı şekilde yola çıkılması gerekiyor.

Bir kere 50+1 deyince ilkesel bir birlikteliği imkansıza yakın getiriyorsunuz. Bu Türkiye’de gerçek anlamda sahici siyasetin alanını daraltıyor. 

Kürt siyasetiyle, Kürt meselesiyle somut bir tavır aldığın an itibariyle yüzde 50’nin altına çekiyorsunuz kendinizi. Çünkü toplum kutuplaşmış ve dağılmış vaziyette. Herhangi bir konuda çok net bir siyaset üretmeye kalktığınız an itibariyle 50+1’i kaybetme riskini arttırıyorsunuz. Bu aritmetik bizatihi siyasetin alanını darıltıyor.

Seçimden önce mecburi taktiksel koalisyonları mecbur kılan bir sistem. 16 Nisan seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir avantajdı. Ama yerel seçimlerde bunun bir dezavantaja dönüştüğünü gördük. Özellikle millet ittifakının konjonktürel bir ittifak olduğunu görmek zorundayız. Cumhur ittifakı daha istikrarlı fakat zayıf. Millet ittifakı daha güçlü ama istikrarsız.

Siyasi liderlerin vereceği kararın her zaman taban tarafından onaylanacağını söylemeyiz. Yukarıda ittifak yapabilirsiniz ama taban bambaşka bir yere gidebilir. Biz bunun en net örneklerinden birisini 23 Haziran’da ve 31 Mayıs’ta gördük. Özellikle HDP kitlesi Öcalan’ın mektubunun okunmasını bir mesaj olarak algılamadı. Bilakis tam tersine hareket etti.

Bugün İYİ Parti’nin seçmeninin de ben İYİ Parti yönetiminin cebinde olduğu kanaatinde değilim. Nispeten konjonktürel gerekçelerle ortaya çıkmış bir parti. Bir ideolojik, siyasi, ilkesel birlikteliğin birbirine çok güçlü bağlamadığı bir tabandan bahsediyoruz. Temel önceliği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında yer almak ve muhalefet yapmaktan geliyor.

Cumhur İttifakı’nın problemi bugün tek başına MHP ile ya da tek başına İYİ Parti ile 50+1’i elde edemezse ne yapacak? Bi bir soru. Bence önümüzdeki dönem asıl belirleyici unsur yeni oluşumların tavrı olacak.

Osman Sert: Üçüncü bir ittifak ortaya çıkabilir

Osman Sert programın moderatörü Alphan Telek’in “Yeni siyasal oluşumlar ittifakların geleceğini nasıl şekillendirir” sorusuna şu şekilde yanıt verdi:

Yeni oluşumlar ittifakların yapısını ciddi anlamda etkileyecek. Yeni sistem bir taraftan bütün gücü tek bir kişiye veriyor ama bir taraftan da yüzde 50+1 aritmetiği sebebiyle yüzde 2’yi ya da 3’ü anlamı kılıyor. Gücüyle her zaman çok mütekabil olmayan bir ağırlık veriyor.

Şu anda kamuoyu araştırmaları şunu söylüyor: Toplumda yeni kurulacak siyasi partinin ya da partilerin bir karşılığı var. Sayın Temel Karamollaoğlu kendi üslubunun da katkısıyla Türk siyasetinde yeni bazı hareketlenmelere sebep oldu. Fakat Saadet Partisi’nin oy oranına baktığınızda hiç de öyle Türkiye’de iktidarı belirleyebilecek bir parti formunda değil. Yeni siyasi partilerin oy potansiyelinin bunun çok daha öteside olduğu görülüyor. Üstelik bu oy potansiyeli Saadet Partisi gibi kemikleşmiş, zaten hep orada olan değil de diğer adaylardan alınacak, özellikle iktidarda olan, iktidar adayı olan partilerden alınacağını düşündüğünüzde mevcut ittifaklarını etkilememesi mümkün değil. Dolayısıyla yeni oluşumlar öyle ya da böyle ittifakta herkesin yeniden kartlarını karmasını gerektirecek. 

Osman Sert: Davutoğlu ve arkadaşları siyasetteki tıkanmışlığa çözüm üretmeye çalışıyor

Bugün Türkiye’de hiçkimse ittifak siyasetini gözardı ederek siyaset üretemez. Söyleminizi üreterek de ittifak siyaseti düşünemezsiniz. Davutoğlu ve arkadaşlarının  siyasete ve siyasi tıkanmışlığa bir çözüm üretmeye çalıştıklarını düşünüyorum.

Nitekim İYİ Parti Genel Başkanı onlar üzerinden muhafazakarlara açılırız dediğinde Sayın Davutoğlu ‘Biz kimseye eklemlenmek için yola çıkmıyoruz’ diyerek tepki gösterdi, bir pozisyon ortaya koydu.

Üçüncü bir yol mümkün. Şu anda ikili bir yapı vardı. Cumhur ittifakının tek başına çoğunluğu alması zayıf görünüyor. Millet ittifakı da aralarındaki bu gevşek koalisyonu sürdüremezlerse (İYİ Parti’nin rolü orada önemli) bir üçüncü ittifak daha ortaya çıkabilir mi? Ben bunu düşük bir ihtimal olarak görmüyorum.

Yorumlar (1)
Tufan Artaş 2 hafta önce
3. Yoll ittifak arayışları nereden oy devirecek? İYİ parti secmen kitlesi daha önce AKP, mhp. Saadet, ANAp ve doğruyol secmen idi. Bulunmak istedikleri nokta akp ve mhp karşısıdır. Cumhur dönüş olmayacak. Davutoğlu ve babacan ın hareketi ise akp ve akpden mhp ye kayan oyların tepkilerine bağlı olarak liberal veya gri muhafazakar bir hal alacak. Babacan ve Davutoğlu un kuracağı partiye CHP hdp iyi parti ve Saadet ten ne kadar oy geçecek burası muamma. Nasıl saadet muhafazakar seçmen için akp yerine tercih edilmedi ise, AKP nin izdüşümü olan Babacan Abdullah Gül ve Davutoğlu da oy yüzdeleri konusunda yetersiz kalacaktır. Burada her halukardaa saadet ve iyi parti kilit rolde hdp ise pazarlık rolünde etkili görünmektedir. Recep T Erdoğanı n ve Bahçeli nin iyi partiyi yanlızlaştırmak, bahsi geçen 3. Oluşuma itmek ve CHP-hdp birlikteliğini zorunlu kılma düşünceleri var.
19°
açık