Nedim Yamalı: AK Parti Davutoğlu'nu değil davayı ihraç etti bu akşam

AK Parti’nin eski Ankara İl Başkanı Nedim Yamalı, Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’den ihraç edilmesi hakkında konuştu. Medya

Türkiye 03.09.2019, 00:49 03.09.2019, 00:49
Nedim Yamalı: AK Parti Davutoğlu'nu değil davayı ihraç etti bu akşam

AK Parti’nin eski Ankara İl Başkanı Nedim Yamalı, Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’den ihraç edilmesi hakkında konuştu. Medya Notu’nun sorularını yanıtlayan Nedim Yamalı, “Sayın Davutoğlu’nun zarafetiyle ihraç kelimesinin yan yana gelmesi ne kadar ayıp bir şeydir. Bu karar bizim davamıza yapılmış büyük bir ayıptır. Davutoğlu’nun değil davanın ihracıdır bu” dedi.





Nedim Yamalı: AK Parti’de artık istişare zemini kalmadı 





Parti içinde artık istişare zemininin kalmadığının ilanı gibi alınan ihraç kararı. Konuşmak, eleştirmek için bile asgari demokratik bir zeminin kalmadığını gösteriyor alınan karar. Maalesef görüntü bu. Partinin içinde Sayın Cumhurbaşkanı ile ilişki kuran, iletişim içinde olanları görünce… Bu insanlar neden içerde Davutoğlu neden ihraç ediliyor diye insan düşünüyor. Acaba Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuştuğu Perinçekler bu parti tabanında artık daha mı çok seviliyor? Yoksa Davutoğlu mu AK Parti’nin tabanında daha çok sevgi ve saygı görüyor bunu bir düşünmek ve sormak lazım.





Ahmet Davutoğlu’nun meşhur manifestosu ve sonrasında çeşitli illerde düzenlenen davetlerde yaptığı konuşmalarda, eleştirilerde bile aslında hep bir sakınma vardı AK Parti’yi?





Nisan ayında bir bildiri yayınlandı evet. AK Parti yönetimi Sayın Davutoğlu ile bu konuları konuşabilir, tartışabilirdi. Bizim partilerimizde maalesef bir parti içi demokrasi anlayışı yok. Bir partide bir başka kişi o partinin genel başkanlığına aday olabilir, partinin politikalarını eleştirebilir. Bunlar ihraç sebebi olmamalıdır. Bu esasında Ak Parti ile ilgili değil Türkiye’deki siyasi partilerle ilgili, demokrasiyle ilgili kültürel bir meseledir. İnsanlara da artık parti içinde neden konuşmadınız diye sormamak gerekiyor. Partinin iyiliği için bile konuşanlara tahammül edemeyen bir parti anlayışı var son yıllarda. Bu elbette üzücü. Bizim gibi Ak Parti kurucuları için değil bizim davamız için, yüzlerce yıldır süren davanın geldiği siyasal anlayış açısından da yaralayıcı.





Bu sadece Ak Parti tarihi, Sayın Erdoğan hikayesi ya da Sayın Davutoğlu açısından değil sadece bizim kanatta siyaset yapan, bizden sonraki siyasal hareketler için de kötü bir örnek oluşturdu. Kötü bir hikaye olduğunu düşünüyorum. Umutları kıran bir hikaye.





Sayın Davutoğlu gibi iyi yetişmiş, kendini ispat etmiş, bu kadar donanımlı bir insana tahammül edemeyen bir siyasal yapı nasıl bir insan tipi istiyor acaba partide? Bunu da Ak Parti içinde çalışan arkadaşlarımızın. Seçmenin de elbette bir muhasebe yapması gerekiyor?





Alınan karar yeni parti çalışmalarını hızlandırır mı?





Yen parti çalışmalarını hızlandıracak bir gelişme. Türkiye’nin yeni bir siyasal anlayışa ihtiyacı var. Sayın Davutoğlu uzun süredir dile getiriyor. Bu zihin yapısıyla ne Türkiye’deki ne İslam dünyasındaki siyasal hareketlerin gidebileceği bir yer yok. Taban demokrasisi ile başlayan hareketler aile şirketine dönüşüyor. Türkiyedeki diğer siyasal yapıların da karşılaştığı bir tuzaktır bu. Maalesef Ak Parti de bu tuzağa yakalandı.





İnsanlar mutlaka yeni yollar arayacak. Ak Parti 2015 Kasım’ında yüzde 50 oy almıştı. Bu oya MHP ile birlikte bile artık ulaşamıyor AK Parti. Demek ki insanlar uzaklaşıyor. Dolayısıyla bu kanatta yeni bir siyasal arayış kaçınılmaz. Yeni bir soluk ortaya çıkacak, çıkmalıdır da zaten. Koskoca bir binada tek bir pencere olmaz. İnsanlar farklı pencelerden bakabilmelidir. Ak Parti’de son yıllarda tek pencereleşme var.





Pelikan bildirisi bir bakıma Davutoğlu’nu saf dışı bırakıp Erdoğan sonrasını kendi istedikleri gibi dizayn etme çabası değil miydi? Pelikancılar şimdiden Erdoğan sonrasının hesaplarını yapmaya başladılar! Bu bile başlı başına tuhaf değil mi?





Bizim hem zihinsel, hem siyasal hem kültürel eksiklerimiz burada ortaya çıkıyor. AK Parti’deki aile yapısı zaten partiye çok yakın kişiler tarafından bile eleştiriliyor. Kapıları kapatıp ‘benden sonra şu olsun, şuraya sen geç’ diyebilirsiniz ama insanların gönlüne girmedikten sonra bu hesaplar tutmaz. Madem Ak Parti milletin partisi, milletin davası. ‘Ben nerede olacağım, benden sonra kim nereye gelecek’ bunu da millete sormak gerekir. Bunu kimse belirleyemez.





Hepimizin çok büyük umutlar beslediği koca bir siyasal yapıyı maalesef bugünkü haline getirdiler. Devrim önce kendi çocuklarını yer diye meşhur bir laf var. Maalesef Ak Parti kendi çocuklarını yedi. 





Ahmet Davutoğlu ismiyle ihraç kelimesinin yan yana gelmesi ne kadar absürt. Hocanın zarafetiyle ihraç edilme arasındaki vurgu. Çok ayıp bir şeydir. Bizim davamızdaki siyasete yapılmış büyük bir ayıptır. Davanın ihracıdır bu.





Ne olmuştu?





Akşam saatlerinde AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, Ahmet Davutoğlu, Selçuk Özdağ, Ayhan Sefer Üstün ve Abdullah Başcı'nın tedbirli olarak partiden kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu'na sevkine oy birliğiyle karar verildi.


Yorumlar (0)
20°
açık