Elif Çakır: AK Parti bugün cami cemaatinden bile oy kaybediyor

Karar’dan Elif Çakır, “Bize hain denilirse” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazısında AK Parti’yi eleştiren Abdullah G

Türkiye 28.08.2019, 16:28 28.08.2019, 16:28
Elif Çakır: AK Parti bugün cami cemaatinden bile oy kaybediyor

Karar’dan Elif Çakır, “Bize hain denilirse” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazısında AK Parti’yi eleştiren Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’a gösterilen tepkini partiyi ahlaki ve vicdani çizgiden daha da uzaklaştırdığını belirtti.





“AK Parti’ye oy vermeyenin hain olara yaftalandığı bir süreçten geçiyoruz” diyen Elif Çakır, Peki 18 yıl önce güzel başlayan bir hikâye nasıl oldu da bu hale geldi” diye sordu.





Elif Çakır: Bize dahi hain denilirse...





AK
Parti’nin iktidar olup da muktedir olmadığı o yıllarda 2012 yılında
(CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile terör sorunun çözümüne yönelik bir
araya geldiği gün) TİM Genel Kurulu’nda konuşan dönemin Başbakanı
Erdoğan, demokratik siyasete inanan her partinin diyaloğa açık olması
gerektiğini işaret ederek şöyle söylemişti:





“Kapıları kapatmakla bir yere
varılmaz. Siyasette küslük olmaz, köprüleri atmak olmaz. Hasmane
duygular içine girmek, rakiplerini düşman olarak, hain olarak yaftalamak
olmaz.”
(7 Haziran 2012)





Bir örnek daha verelim.





AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih
Kapusuz ve AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcısı İhsan
Arslan HAK-PAR’ın kongresine katıldıkları için kendilerini “vatan haini” olmakla itham eden MHP lideri Devlet Bahçeli’ye şu yanıtı vermişlerdi:





“Kendileri gibi düşünmeyenlere
hakaret etmeyi, vatan haini ilan edip tehdit etmeyi alışkanlık haline
getirenlerin üslubuna aynıyla cevap verme seviyesizliğine
düşmeyeceğimizin bilinmesini isteriz.”  (28 Ekim 2010)





Gördünüz mü? 2010 yılında da 2012 yılında da takdire şayan bir tutum içinde olan ve çizgisini bozmayan AK Parti var.





Neden?





AK Parti’de o dönemler ortak akıl mekanizmaları işliyor. AK Parti o dönemlerde kadro hareketi olarak yol alıyor.





Son beş yıldır ise “kutlu hareketi”
beraberce omuzladığı ve ülkeye hizmet aşkıyla yola beraberce çıktığı ve
büyük başarılarının altında imzası olan “dava arkadaşlarını” trenden atmakla, trene bir daha almamakla suçlayan bir AK Parti vardı.





Son birkaç aydır ise direkt olarak onları “hainlikle ve ihanetle” itham ediyor.





Şimdilerde 18. Yaşını kutladığı
bugünlerde, 18 yılın ardından, AK Parti’yi beraberce kuran, ağır
sıkıntıları beraberce yaşayan ve büyük başarıların altına imza atan
Abdullah Gül’ün, Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın “hain” olduğu
keşfediliyor! Hain oldukları öğreniliyor!





Ne sebeple?





AK Parti’de emeği olan bu isimlerin
suçları partilerine “kurucu ilkelerini” hatırlatmak, dostane uyarılarda
ve samimi eleştirilerde bulunmak. Ahlaki ve vicdani kriterlere geri dön
çağrısında bulunmak…





AK Parti dava arkadaşlarının tavsiyelerini dinlemek ve nerede hata yapıyoruz muhasebesini yapmak yerine onları “davaya ihanet” ve “davayı terk” etmekle suçluyor. Ve Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın isimleri AK Parti tabanında “makam verilirken her şey çok güzeldi” gibi söylemlerle itibarsızlaştırılmaya çalışıyor. 





Yazının devamı için tıklayın.


Yorumlar (0)
20°
açık