Bayram Zilan'dan çarpıcı analiz: AK Parti muhafazakar Kürtleri çok derinden yaraladı

Kürt siyasetini yakından takip eden ve bilen gazeteci Bayram Zilan sarsıcı bir analiz yayınladı. Bayram Zilan'a göre Kürtler AK Parti tarafından istismar edildiğini ve kandırıldığını düşünüyor.

Türkiye 25.09.2019, 12:31 25.09.2019, 12:46
Bayram Zilan'dan çarpıcı analiz: AK Parti muhafazakar Kürtleri çok derinden yaraladı

Pelikanlaşmadığı için kısa süre önce Milat Gazetesi’nin işine son verdiği gazeteci Bayram Zilan çarpıcı bir analiz yayınladı. Geçmişte AK Parti’ye oy vermiş Kürtlerin büyük bir kopuş yaşadığını belirten Bayam Zilan’a göre AK Parti’nin son dönemdeki atamaları muhafazakar Kürtleri derinden yaralamış durumda.

Bayram Zilan analizindeki "Görebildiğim kadarıyla AK Parti’nin Kürtler nezdinde inandırıcılığı bitmiş. Umutlar tükenmiş. Beklentiler sona ermiş. Büyük bir 'siyasi temsiliyet sorunu' yaşanıyor" ifadeleri oldukça dikkat çekici.

AK Parti’nin Kürtlere tutumunda MHP’lileştiğini belirten Bayram Zilan’a göre artık Kürtler AK Parti tarafından istismar edildiğini ve aldatıldığını düşünüyor. İşte Bayram Zilan'ın twitter'dan paylaştığı 19 maddelik o çarpıcı analiz:

1-AK Parti’ye oy vermiş Kürtlerin büyük çoğunluğu duygusal kopuş yaşıyor.

2-AK Parti’nin Kürtleri dışladığını düşünüyorlar.

3-Atamalarda Kürtlere ayrımcılık yapıldığını söylüyorlar.

4-AK Parti’nin MHP’lileştiğini ve bu sebeple Kürtleri görmezden geldiğini belirtiyorlar.

5-Bakan, Bakan Yardımcısı, Cumhurbaşkanı Danışmanı, Üst Kurul Üyeliği gibi yüksek makamlara Kürtlerin getirilmemesinin bir tesadüf olamayacağından bahsediyorlar. Bu durumun özellikle AK Parti’ye emek vermiş, davaya alın teri dökmüş Muhafazakar Kürtler derinden yaraladığı görülüyor!

6-AK Parti’nin “sivil” özelliğini kaybettiğini, güvenlikçi paradigmaya geri döndüğünü ve dolaysıyla geleneksel devlet refleksi ile hareket ettiğini ifade ediyorlar. Bu tavrın ciddi bir hayal kırıklığına neden olduğu gözlemleniyor.

7-Özellikle muhafazakar Kürtler, duygularının istismar edildiğini ve aldatıldıklarını düşünüyor.

8-Görebildiğim kadarıyla AK Parti’nin Kürtler nezdinde inandırıcılığı bitmiş. Umutlar tükenmiş. Beklentiler sona ermiş. Büyük bir “siyasi temsiliyet sorunu” yaşanıyor.

9-HDP’li Kürt seçmenlerde de benzer duygusal kopuşlar yaşanıyor. Bunların başında, HDP’nin çukur siyasetine karşı Kandil’e bir şey diyememesi ve Kürtlerin evleri başlarına yıkılırken PKK’ya “dur” diyememesi geliyor.

10-HDP’li Kürt seçmenler, marjinal Türk Solu’nun HDP’yi teslim almasından son derece rahatsız. Marjinal Türk Solu’nun “ulusalcı” damarı olduğunu ve bu damar yüzünden hiçbir zaman Kürtleri içselleştirmeyeceklerini, sadece araçsallaştırdıklarını söylüyorlar.

11-“Şiddet” sarmalından herkes yoruldu. HDP’nin Kandil karşısında silahı değil, siyaseti ön plana çıkartamaması ve ürkek tavrı “sivil siyaset” isteyen birçok seçmeni yordu. Ebeveynler artık çocuklarının silah tutmasını ve ölmesini değil, şiir söylemesini ve yaşamasını istiyor.

12-Türkiye’de 20 milyonun üzerinde Kürt yaşıyor. Her 4 kişiden 1’i Kürt. Ancak Kürtlerin çoğu artık bu siyaset tarzından yorgun düştü. Siyasi ve sivil alandan dışlanmaktan, siyasi umut tacirliğinden ve duygu/dava/ideoloji istismarından bıktı.

13-HDP, AK Parti ya da diğer partilere oy vermiş Kürtler, artık yeni bir siyaset tarzı, yeni bir siyasi temsiliyet, yeni bir anlayış istiyor. Kürtler artık “eşit siyaset-eşit temsiliyet” talep ediyor. Nesne değil, özne olmak istiyor. Edilgen değil, etken olmak istiyor.

14-Yeni bir dinamizm, yeni bir heyecan ve yeni bir anlayışla Türk-Kürt kardeşliğini tam olarak sağlamak ve bunu anayasal güvence altına almak gerekiyor. Terörü tamamen bitirmek, özgürlük alanını ardına kadar açmak gerekiyor.

15-Kürtler, hep barış ve kardeşlikten yana oldu. Terör ve şiddetten dolayı hem Kürtler hem de Türkler çok acı çekti. Memlekete fayda getirecek genç nesilleri toprağa verdik. Ülke çok kan kaybetti. Tüm enerjimizi içerde harcadık. Herkes yoruldu.

16-Türkiye, hem Türklerin hem de Kürtlerin ülkesidir. Türkler de Kürtler de Müslümandır. İslam, ortak paydamızdır. Tarihi başarılar, Türk-Kürt ittifakıyla gerçekleşmiştir. Bu realiteyi ıskalamadan, eşitlik temelinde yeni bir ittifakla gelecek yüzyılın kapısını aramalıyız.

17-Emperyal güçlerin kadim coğrafyamıza çöreklendiği ve kanımızı emdiği bu kaotik süreçte, Türkler ve Kürtler olarak hiç olmadığı kadar birbirimize muhtacız. Birbirimize sırt vermekten başka çıkar yanımız yok. Birlik olacağız, kardeş olacağız, ayakta duracağız. Başka seçenek yok!

18-Önümüzdeki süreçte siyaset bu diskur üzerine şekillenecek. Mezkûr paradigmaya ve Sünnetullahi sosyolojiye uygun hareket eden siyasi hareketler varlık gösterecek. Geride kalanlar, zamanın ruhunu ıskalayanlar tabela partisi olacak.

19-Artık yeni bir anlayış ve yeni bir perspektifle ezberleri bozmanın zamanı geldi. Demokrasiyi, barış ve kardeşliği yeniden ihya etmenin zamanı geldi. Nüfus cüzdanı siyasetine son vermenin zamanı geldi. Anayasal eşitliğin ve sıfır ayrımcılığın zamanı geldi...

Yorumlar (0)
19°
açık